VARANASİ’DEN KAÇIŞ 06/03/2012- 08/04/2012 TAYLAND/ KOH PHANGAN


Yazının başlığı Varanasi’den kaçış, çünkü resmen kaçtık. Varanasi’de altı gün kaldık. Benim düşüncelerim sadece ölüm üzerine yoğunlaşırken, çok yorulmuşum, fark ettiğim de çıldırmanın eşiğine az kalmıştı. Özellikle yaşadığımız son iki gün benim içinde Deniz içinde çekilmez bir bıkkınlığa neden oldu. Buradan gidelim dediğimizde, Varanasi bizi bırakmamak için elinden geleni yaptı.

Hindistan’da kalma çabamız sadece Vipassananın merkezi Dhamma Gri’den kabul beklemekti. Yoksa yaklaşık iki ay bizim için yeterliydi, gidebilirdik. Hergün e-mail kontrolü yaptık, Deniz’e sürekli sorular geliyor, bana ise ne red, ne de kabul hiçbir mesaj yoktu. Uzun zaman kabul beklemekte bizi yordu. Ben Deniz’e soru sordukları için kabul ediliriz diye düşünüp Deniz’e bekleyelim dedim. Ama o son iki gün özellikle Deniz için çok ağırdı.

(Konu dağılsın istemem ama şuan bu yazıyı adada yazıyorum. Sabah yoga yaptım ve arkasından denizde yüzüp kahvaltı yaptım. Yaklaşık beş dakika öncesine kadar günlük güneşlik olan hava bir anda bozdu. Önce küçük bir fırtına kıvamında rüzgar ve sağnak yağmur. Burada hava inanılmaz değişken, İzmir’in bahar havasından hallice. Muazzam bir gürüntü, aktarmadan geçemiyecektim.)

2012-03-31-1096

Varanasi’ye devam. Benim içinde çok yorucu olmaya başlamıştı. Hava çok sıcaktı ve hiçbir yere kıpırdayamıyorduk. Resmen odaya tıkılıp kaldık. Daha başka bir sürü keyifsiz neden vardı. Uzun uzadıya yazmak şuan bile yoracak bu yüzden kısa kesiyorum. Son gün sabah gidelim buradan diye çığlıklar atarak uyandık. Son kez vipassanadan mesaj varmı diye kontrol ettik. Hiçbir şey yoktu. Daha bekleyebilir yada son gün biz geldik diyerek vipasana merkezine gidebilirdik. O zamana kadar daha yedi gün vardı, Hindistan’da gezmeye devam edecektik. Khajuraho diye bir yer var, binlerce tantrik heykelle dolu tapınakların olduğu bir yer, Görmeyi çok istediğim bir yerdi. Arkasından Tac Mahal, Keşmir ve bir kaç yer daha görmek istiyorduk. Hindistan’da görülmesi gereken çok yer var. Khajuraho’ya tren bileti almaya gittik ama ilk tren üç gün sonraydı. Ben nereye gidersek gidelim ama bu gün gidelim burdan dedim. Başka bir yere gidebilmek için tavsiye edilen tek araç tren ve uçak, tren bulamadık. Uçak ise çok daha pahalı düşünüp nasılsa Taylanda gideceğiz, şimdi Taylanda gidelim aksi taktirde bizim için çok pahalı olacaktı. Bu yüzden direk Taylanda gitmeye karar verdik.
Ben Hindistan’da kalabilirdim ama Deniz ülkeyi terk etmek istiyordu. O istemezken benim diretmem anlamsız olurdu. Hindistan bu yıl bu kadarmış deyip, o gün ilk uçakla Tayland yollarına düştük.
Hindistanda Vipassana oturmayı çok istiyordum. Ama olmadı Bir şeyi çok istememek gerek, olmayınca hayal kırıklığı, Vipassana da öğrenmeye çalıştığım da buydu zaten, Şansımı Tayland’da deneyeceğim ama burada kurs sayısı az ve yine dolular. Bakalım, her şeyde vardır bir hayır, göreceğiz.

img_5343

İşin ilginç tarafı bilet almaya çalışıyoruz. Bir türlü alamıyorduk. İnternetten kendi kartımızla alamadık sadece Hindistan kredi kartlarıyla alınıyor. Acentaya gittik, ilk önce satıcı bizi dinlemeyip, o günün bileti yerine on beş gün sonraki bilet ucuz diye onu almaya çalışmış. İnternet bağlantısı allahtan düştü yoksa çıldırabilirdik. Bu gün gitmek istiyoruz, diyerek satıcıyı uyardık, ama hala almıyorduk. internet bağlantısı sürekli kopuyordu ve çok az zaman kalmıştı, gitmek istediğimiz uçak saati için. Son çare hava alanından alırız dedik. O sırada çok ilginçtir, dışarıda yağmur, fırtına kıyamet koptu. Herkes bu mevsimde olmaz böyle bir şey diyordu. Dedim ki Varanasi bizi bırakmamak için elinden geleni yapıyor. Sanırım gidemeyeceğiz.

2012-03-31-1152

Ben odaya dönüp eşyaları taplarken, Deniz son kez denemek için acentada kaldı. Deniz bir şekilde bileti alıp geldi ve hemen çıktık. Hava alanına vardığımız da derin bir nefes aldık. Hava iyice bozmazsa kesin gidiyorduk. Bir saat sonra Delhi’de uçaktan inip ertesi gün Saat 01:40 uçağıyla Bangkok’a uçacaktık. Bir otel bulup bir gece Delhi’de konakladık. Üzerimizdeki rupilerden de kurtulmalıydık. Bu yüzden tekrar para çekmedik. Kaldığımız otele kredi kartıyla ödeme yapacağımızı söyledik. Tamam dediler, Sabah yola çıkmadan önce ödeme yapacağız. Hindistan için şaşılacak şey değil, post cihazları çalışmıyordu. Denediler çekmeyi olmadı. Bir de otel müdürü kartlarımızın bozuk olduğunu söyledi. İşte o an delire bilirdim. Atm bulup para çekmek için dışarı çıktık. Üç atm de bozuktu. Hala ülkeden çıkamamamız için engeller çıkıyordu. En son otelden bir çocuğu alıp hava alanına gittik ve yaşasın çalışan bir atm bulmuştuk. Parayı ödedik ve herşey bitmişti.

Benden Hindistan’ı ziyaret edecekler için tavsiye yanınızda mutlaka, fazladan para bulundurun. Zira teknolojik hayat bir anda durabiliyor.
Hindistan çok güzel bir yer ne yaşanırsa yaşansın çok büyülü, güler yüzlü güzel insanlarla dolu. sevgi dolular. Ki bunu Taylanda geldiğimde çok daha iyi anladım. Size de aktarınca farkı göreceksiniz.

Sevgiyle, mutlu kalın.